İletişimRandevu Al
bobrek-biyopsisi-nedir.jpg

Bu yazımızda böbrek biyopsileri hakkında bilgiler vermek ve ilgili hastalarımız tarafından merak edilen ve sıkça sorulan hususlara temas etmek istiyorum. Öncelikle böbrek biyopsisi nedir ? Böbrekten iğne ile küçük doku parçaları alınarak bu parçaların patoloji laboratuvarında mikroskopla incelenmesi ve böbrek hastalığının en detaylı şekilde kesin teşhisinin konulmasını sağlama işlemidir.

Bize Ulaşın



    Böbrek biyopsisi neden yapılır?

    Böbrekleri etkileyen pek çok hastalık çeşidi vardır ve nefroloji kliniğinde bu hastalıkların türüne göre tedavi şekilleri farklılık göstermektedir. Böbrekleri tutan romatizmal hastalıklar, damarsal hastalıklar ve diğer pek çok hastalık böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açarlar. Hastaların yakınmaları, klinik muayene ve laboratuvar bulguları ile böbrek hastalığı olduğu anlaşılır, ancak çoğu zaman kan ve idrar tahlillerindeki değişiklikler ile bu hastalığa neden olan problemin detaylı kesin teşhisi konulamaz. Oysa tedavi hastalığa neden olan probleme yönelik olarak farklılıklar göstermektedir ve uygulanacak tedavinin başarısı detaylı kesin teşhisin yapılmasına bağlıdır. Örnek olarak, hastada idrarda protein kaçağının olması, bir böbrek hastalığı olduğunu gösterir, ancak bu hastalığın nedeni bu tahliller ile anlaşılamaz. Bu durumda hastaya böbrek biyopsisi yapılması gerekmektedir.

    Böbrek biyopsisi öncesi nelere dikkat etmek gerekir?

    Öncelikle hastanın bir nefroloji uzmanı doktorun kontrolünde ve takibinde olması, gerekli kan ve idrar tetkiklerinin yapılmış olması gereklidir. Biyopsi, tercihen girişimsel radyoloji uzmanı doktor tarafından, mutlaka ultrasonografi kılavuzluğunda, böbrek görülerek yapılmalıdır. Biyopsi işlemi sırasında kanama olma olasılığı nedeniyle, hastanın kullandığı ilaçlar arasında kan sulandırıcı ilaçlar varsa bunların türüne göre önceden kesilmesi gereklidir. Ayrıca biyopsi sırasında hastanın aç olması gerekir. Yine biyopsi öncesinde gereken hastalarda kan tahlili ile kanama zamanı gibi tetkiklerin yapılması uygun olacaktır.

    Böbrek biyopsisi zararlı mı?

    Hayır, biyopsinin herhangi bir zararı yoktur. Bazı hastalarımız, yersiz olarak, böbrekten parça alınmasının zarar vereceği endişesi taşımaktadırlar, ancak biyopsinin böyle bir zararı yoktur, alınan parçalar yaklaşık yarım milimetre çapında ve bir santimetre uzunluğunda, son derece küçük iki veya üç doku parçasından ibarettir, aksine gerekli görülen hastada biyopsi ile kısa zamanda kesin teşhis elde edildiği için gerekli ve kaçınılmazdır.

    Böbrek biyopsisi nasıl yapılır?

    Hasta yanında ultrasonografi cihazının bulunduğu yatağında yüzüstü yatar. Karnının altına belini yükseltecek şekilde yastık konulur. Bel ve sırt bölgesi açıktadır, steril şartlar sağlanarak öncelikle biyopsi yapılması planlanan böbrek ultrasonografi ile görüntülenir ve iğnenin giriş noktası belirlenir. Hedef doku olarak, böbrekte kan dolaşımının nispeten daha az olduğu alt uç bölgesi tercih edilmelidir. Ciltte belirlenen giriş noktası ve çevresi steril olarak hazırlanır ve ince bir iğne ile lokal aneztezi yapılır. Ardından 1-2 mm lik bir cilt kesisi yapılır ve buradan uygun kalınlık ve uzunluktaki tru-cut iğne ile girilir.

    İlgili Yazı: Meme Biyopsisi Nedir ?

    Ultrasonografik görüntü kılavuzluğunda, biyopsi alacağımız böbrek ve iğnenin ilerleyişi aynı anda görülerek, iğne ucu böbreğin istediğimiz noktasına ulaştırılır. Bu sırada hastanın hareketsiz kalması ve kısa süreli nefes tutturulması önemlidir. Kanama güvenliği yönünden, iğne girişi sırasında, renkli Doppler ultrasonografi ile, böbrek içindeki damar ağı da eş zamanlı olarak görüntülenebilir. Otomatik olan bu iğne ile doku örneği alınır ve iğne çıkarılır. Bu şekilde iki veya üç doku alınarak ve giriş noktası bantlanarak işlem tamamlanır.

    Böbrek biyopsisi acıtır mı?

    Hayır, acıtmaz. Deneyimli girişimsel radyolog tarafından yapılan biyopsi son derece güvenli ve konforludur. Giriş noktasına çok ince bir iğne ile lokal anestezi uygulanırken hasta bunu çok hafif hisseder, ancak sonrasında acı duymaz. Böbrek biyopsisi yaptıranlar, biyopsi sonrasında işlemin çok rahat olduğunu, öncesinde hissettikleri korku ve kaygılarının yersiz olduğunu, hiç veya fazla bir acı duymadıklarını belirtirler.

    Böbrek Biyopsisi ne kadar sürer?

    Biyopsiyi yapan girişimsel radyolog doktorun deneyimine göre işlem üç-beş dakika içinde tamamlanır. Biyopsi sonrası hasta acı veya ağrı hissetmez, ancak güvenlik yönünden birkaç saat yüzüstü pozisyonda yatmalı, olabildiğince hareketsiz kalmalıdır. Deneyimli ellerde yapıldığında böbrek biyopsisi yan etkileri olmaz, ancak hastaların çok az bir kısmında, idrar yoluna olan küçük kan kaçışı nedeniyle, bir-iki defalık idrarında renk değişikliği görülebilir.

    Biyopsi sonrası yaklaşık altı saat hastanın tansiyon ve nabız takibi yapılır ve evine gönderilebilir. Kaç günde iyileşir? İyileşme aslında biyopsiden sonraki dakikalar içinde gerçekleşir, ancak kanama güvenliği nedeniyle hasta 6-8 saat yatağında kalmalıdır. Böbrek biyopsisi sonrası nelere dikkat edilmeli? Yine kanama güvenliği yönünden biyopsi sonrası bir-iki gün süreyle, fazla hareket ve ağır egzersizlerden kaçınmalıdır. Böbrek biyopsisi sonrası ağrı olacağı korkusu da yersizdir ve hiç ağrı hissedilmez.

    Böbrek dokularının patoloji laboratuvarındaki incelemeleri de diğer klasik biyopsilerden farklı ve özeldir. Işık mikroskopisi ve immünfloresan mikroskopi olarak iki farklı yöntem ile incelemeler yapılır. Bu nedenle alınan dokular iki farklı sıvı içine konularak patoloji laboratuvarına ulaştırılmalıdır. Bunlardan immünfloresan mikroskopi incelemesi yapılacak dokunun özellikle taze ve ıslak olması ve çok kısa zamanda laboratuvara ulaştırılarak incelenmesi gerekmektedir.

    İncelemeyi yapacak patoloji uzmanı doktorun da böbrek hastalıkları konusunda deneyimli olması önemlidir. Böbrek biyopsileri için gereken özel donanımlar, sadece üniversite laboratuvarlarında ve çok az sayıdaki özel patoloji laboratuvarında bulunmaktadır.

    Bu nedenle böbrek biyopsisi gereken hastalarda, devlet üniversitelerinde yığılmalar ve uzun süreli randevular olmakta, özel üniversite ve laboratuvarlarda ise maliyetler yüksek olmaktadır. Böbrek biyopsi sonuçları, patoloji laboratuvarının teknik kapasitesine ve çalışma hızına göre belirli bir zaman almaktadır. Genellikle devlet hastanelerinde 3-4 hafta, özel laboratuvarda ise 3-4 gün içinde patoloji uzmanı tarafından mikroskobik incelemeler tamamlanır ve sonuçlar rapor edilir.


    meme-biyopsisi-nedir.jpg

    Bu yazımızda meme biyopsisi nedir , memede iğne biyopsisi nasıl yapılır konusunu ele alacağız. Meme, fonksiyonları ile kadın sağlığı açısından çok önemli bir organ olduğu gibi, ne yazık ki meme kanseri de diğer kanserlere göre kadınlarda en sık karşılaştığımız kanserdir. Meme kanseri görülme sıklığı zaman içerisinde giderek artmaktadır ve günümüzde görülme sıklığı yaşam boyu her sekiz kadında bire ulaşmıştır.

    Meme kanseri çoğu zaman meme dokusu içinde gelişen küçük bir kitle olarak başlamakta, sonra bu kitle giderek büyüyerek hem lokal olarak yayılım göstermekte, hem de koltuk altı ve çevredeki lenf bezlerine ve/veya vücudun her bölgesine yayılım gösterebilmektedir. Memede gelişen bir kanser daha başlangıç aşamasında ve küçük bir kitle iken, erken ve doğru teşhisin önemi büyüktür ve hayat kurtarıcı olmaktadır. Kanser araştırmaları içinde, meme biyopsisi, girişimsel radyoloji uygulamalarımız arasında çok sık yaptığımız işlemlerden biridir.

    Memede biyopsi neden yapılır?

    Meme muayenesinde temel hedef hastada meme kanseri olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu muayenelerden ilki elle muayenedir. Burada ilk aşamada ayırt edilmesi gereken en önemli olan durum memede ele gelen bir veya daha fazla kitlenin varlığıdır. Sadece elle muayene yeterli değildir ve ele gelen bir kitle olsun veya olmasın bir görüntüleme yöntemi ile memelerin incelenmesi gereklidir. Hastanın yaşı ve meme yapısı da dikkate alınarak genellikle temel muayene yöntemi mamografidir.

    Meme yapısı fibrokistik olan kadınlarda ve özellikle menapoz öncesi genç yaş grubunda meme ultrasonografisi daha önemli bilgiler vermekte ve gereken hastalarda hem mamografi hem de ultrasonografik inceleme yapılmaktadır. Mamografi ve ultrasonografide memede bir veya birden fazla kitle çok değişik yapılarda görülebilir.

    Görülen kitle, küçük veya büyük, sınırları düzenli veya düzensiz, kistik (içi sıvı dolu), solid (doku yapısında), komplike kistik ve solid (karışık yapıda), renkli Doppler incelemede çok damarlanan ve kanlanan, elastografi incelemesinde sert veya yumuşak, içinde kireçlenmeler (kalsifikasyon) olan veya olmayan yapılarda olabilir. Meme biyopsisi, görülen kitlenin mamografik ve ultrasonografik inceleme sırasındaki görünüm bulgularına bağlıdır. Görülen her kitleye biyopsi yapılması gerekmez. Ancak görünüm özelliklerine göre kanser riski taşıyan kitlelere meme biyopsisi yapmak gereklidir.

    Memede biyopsi ne zaman yapılır?

    Öncelikle mamografik ve ultrasonografik incelemelerde görülen kitle, kanser riski yönünden kategorize edilir ve risk derecesi belirlenir. Risk derecesinin belirlenmesinde BIRADS adı verilen bir kategori sınıflandırması kullanılır. Bu incelemeler ve sınıflandırmalarda; kitlenin büyüklüğü, sayısı, şekli, yapısı, renkli Doppler incelemede damarsal kanlanma şekli, elastografi incelemesinde sertliği gibi araştırmalar kanser riskini belirlemede önemlidir.

    Ayrıca gereken bazı hastalarda ilave olarak dinamik kontrastlı meme MR inceleme de risk belirlemede yardımcı olabilmektedir. Bu incelemeler ile yüksek kanser riski taşıyan veya şüpheli olan kitlelere meme biyopsisi yapılmalıdır. Memede görülen kistik kitleler de ultrasonografide; kistin duvarı, sınırları, içinde bölmeleri olup olmadığı, kitle içeriği, damarlanması gibi özellikleri değerlendirilerek, şüpheli görülen komplike kistlerin de biyopsisi yapılarak patolojiye gönderilir.

    Ayrıca kanser riski olmadığı anlaşılsa bile ağrılı olan büyük kistlerin de ultrasonografi kılavuzluğunda iğne ile boşaltılarak tedavi edilmesi uygun olacaktır. Ultrasonografide görülebilen bütün riskli kitlelerde biyopsi yöntemi olarak ultrasonografi kılavuzluğu kullanılır. Nadiren mamografi kılavuzluğunda vakum biyopsisi de uygulanmaktadır. İğne türü olarak, uygun kitlelerde kesici iğneler kullanılarak doku biyopsisi yapılır, kistik kitlelerde ise bazen ince iğne aspirasyonu da yapılabilir.

    En çok kullandığımız iğne türü nedeniyle meme biyopsisi, tru-cut biyopsi olarak da adlandırılır. Meme biyopsisi nasıl yapılır? Önce ultrasonografi ile kitle görüntülenir ve iğnenin giriş noktası belirlenir. Bu nokta ve çevresi steril olarak hazırlanır ve ince bir iğne ile lokal aneztezi yapılır. Ardından uygun kalınlık ve uzunluktaki tru-cut iğne ile girilerek ultrasonografik görüntü kılavuzluğunda, biyopsi alacağımız kitle ve iğnenin ilerleyişi aynı anda görülerek, iğne ucu kitlenin istediğimiz noktasına ulaştırılır. Sonra otomatik doku alan bu iğne ile örnek alınır ve iğne çıkarılır. Giriş noktası bantlanılarak biyopsi işlemi sonlandırılır.

    Memede biyopsi sonuçları kaç günde çıkar?

    Otomatik iğne içine alınan doku hemen formol sıvısı içeren bir kaba konularak patoloji laboratuvarına gönderilir. Patoloji laboratuvarının çalışma hızı ve teknik gerekliliğe göre 1-3 gün içinde patoloji uzmanı tarafından mikroskobik inceleme tamamlanır ve sonuç rapor edilir.

    İğne biyopsisi acıtır mı?

    Hayır, acıtmaz. Deneyimli girişimsel radyolog tarafından yapılan biyopsi son derece güvenli ve konforludur. Giriş noktasına çok ince bir iğne ile lokal anestezi uygulanırken hasta bunu çok hafif hisseder, ancak sonrasında acı duymaz. Memede iğne biyopsisi yaptıranlar, biyopsi sonrasında işlemin çok rahat olduğunu, öncesinde hissettikleri korku ve kaygılarının yersiz olduğunu, hiç veya fazla bir acı duymadıklarını belirtirler.

    Biyopsiyi yapan girişimsel radyolog doktorun deneyimine göre işlem süresi bir-iki dakika içinde tamamlanır. Meme biyopsisi sonrası ağrı olacağı korkusu da yersizdir ve ağrı hissedilmez.

    Memede biyopsi zararlı mıdır?

    Hayır, biyopsinin herhangi bir zararı yoktur. Bazı hastalarımız, yersiz olarak, eğer kanser iseler bunun biyopsi ile yayılarak dağılacağı ve zarar vereceği endişesi taşımaktadırlar, ancak biyopsinin böyle bir zararı yoktur, aksine gerekli görülen hastada kısa zamanda kesin teşhis biyopsi ile elde edildiği için kaçınılmazdır.


    Meme Biyopsisi Nedir ? 1


    Kısaca


    İlgili klinik branşın gerektirdiği görüntüleme alanındaki iş birliğini, en uygun maliyetle, en üst seviyede yararlılık, zararsızlık, çözüm odaklı inceleme ve tedavi yöntemlerini kullanarak hizmetinize sunmaktayız.



    Web Tasarımı ve  Seo Hizmeti: Adwoox Seo Ajansı tarafından sağlanmaktadır.


    Mail Bülteni


    Kliniğimizde olan tüm gelişmelerden haberdar olabilmek için bültenimize abone olabilirsiniz.



      Copyright 2020 Prof. Dr. Zekai Pekkafalı Her Hakkı Saklıdır.

      sanal ofis fiyatları ankara